27.03.2004

Gönüllü adayları ile direk olarak ilgilenen bizler değişik karakterde, bilgi altyapısında ve motivasyonda bulunan gençler ile ilişki içersinde oluyoruz. Zaman içinde yaşadıklarımız bizlere bazı tecrübeler kazandırıyor. “Söz uçar, yazı kalır” demişler. Ben de bu tecrübeleri kağıda dökerek sizinle paylaşmak istiyorum.

Bizim komisyon toplantılarına birçok genç arkadaş katılmaktadır. Hepsinin derneğe gelme ve gençlik komisyonunun faaliyetine katılma sebebi farklı oluyor. Bazıları bilgi merakını tatmin etmeye geliyor, bazıları dilini ve kültürünü öğrenmek istiyor, bazıları bunu gizlese de karşı cinsten arkadaş aramaya geliyor, bazıları da daha başından beri gönüllü olmaya geliyor… Herkesten gönüllü olmasını tabii ki beklemiyoruz ancak gönlümüzden geçen, umut ettiğimiz herkesin ufak dahi olsa örgütümüze bir katma değer oluşturmasıdır. Devamlı büyüme çabasında olan bizler, bazen yeni arkadaşları aramıza kazandırmaya o kadar çok çabalıyoruz ki daha başından beri gönüllü çalışmak isteyen arkadaşlara uygun gönüllü işini veremiyoruz.

Büyüklerimiz, senelerce emek harcadıkları, eğittikleri, kaba tabirle bire bir markajda tuttukları arkadaşlarını nasıl birdenbire ortadan kaybolduklarını anlatıyorlar. Biz de karşılaşıyoruz, şunu yapalım bunu edelim diyen gençlerle. Onları görünce heyecanlanıyoruz, bir gönüllü arkadaşımız daha oldu diye, ondan sonra sıra işi planlamaya, uygulamaya geçirmeye gelince o fikir dolu arkadaşımız ortadan kayboluveriyor.

Derneğe gelen ya da bizimle herhangi bir şekilde irtibat halinde olan her Kırımlıdan gönüllü olmasını beklemek hata olur. Bizim kapımız herkese açık o nedenle derneğimize gelecek sadece meraklısı da olacaktır, eş arayanı da, iş arayanı da… Bunu doğal karşılamak gerekir. Onları o şekilde kabul etmek lazım.

Biz yine de yeni gelen arkadaşlara derneğimizi, gönüllülerimizi ve faaliyetlerimizi anlatacağız. “Dileyen” arkadaşların nasıl gönüllü olabileceklerini izah edeceğiz, Gönüllülükle ilgili çeşitli belgeleri elden, duvar panosundan, web sitemizden veya dergimizden geleceğin gönüllülerine ulaştırmaya çalışacağız. Gönüllü olma seçimini ise karşıya bırakacağız.

Bir teklife, “işim var, vaktim yok, gelemem” diyen kişilere ısrarda bulunmanın gereği yok. Eğer hakikaten bir şeyler yapmak isteyen birisi ise, vakti kendisi yaratır ve gönüllü olmaya gelir. Hatta bu çağımızda derneğe dahi gelmeye gerek olmayabilir, gönüllü olmak isteyen birisi elinden geliyor ise Internet üzerinden de bizim gençlik örgütümüze katkıda bulunabilir.

Bizim bir gönüllüden asgari beklentimiz, düzenli olarak “haftada 2 saat” süresince bir katma değer sağlamasıdır. Dünyanın en meşgul insanının bile gönüllü çalışmaya ayırabileceği bu kadar zamanı vardır.

Derneğe gelenin gönüllü mü meraklı mı olduğunu doğru biçimde öğrenmek önemlidir. Aksi takdirde yeni arkadaşla gereğinden fazla alakadar olduğumuzda insanlar tarafından kullanılacağı hissine kapılan potansiyel bir gönüllüyü kaybedebiliriz ya da zaten baştan beri gönüllü olmak isteyen birisinin gerçek potansiyelinden yararlanamayız. Her gönüllüye bir iş, her işe de en az bir gönüllü olması gerekir. Bir de bilinmesi gereken bir şey daha var: Gönüllülerin yarattığı etkinin büyüklüğü, gönüllü sayısı ile daima doğru orantılı değildir.

Reklamlar