Diaspora’da kendini strateji uzmanı zannedip Kırım geleceği konusunda fikirlerini zahmet edip paylaşan soydaşlarımız pek çoktur. Sanki parazitli ve dalgalı görüntüsü olan bir televizyon kanalında yayınlanan futbol tartışma programları gibi bunlar da e-posta listelerinde kendilerine muhattap bulup tartışırlar. Birileri Kırım’ı düşünüyor ve konuşuyor diye mi sevinelim ve parazitlere katlanmayı göze alıp, kanalı kaybetmemek için hiçbir kanal ayarı yapmayalım mı? Yoksa eski yöntemlerle televizyonun tepesine yumruk vurup parazitlerden kurtulalım mı? Diaspora’daki üç beş adam Kırım’ın geleceği konusunda ne yüzle konuşabiliyor? Bunlar karşılık bulmazsa kendilerini bir şey zannetmeye devam edecekler… Küsüp giden “stratejist” varsa, def olup gitsin… Allah’a şükür ki milletimize bunlardan çok vermiş, harca harca bitmiyor… Birazını ihraç edelim de karşılığında iş yapan adam ithal edelim.

Kırım’da yaşayan dostlarımız bize hep sorarlar: “Sen ne zaman Kırım’a dönüyorsun?” Bu soru karşısında ne cevap vereceğimizi şaşırır, durup düşünürken ardından bir soru daha gelir: “Sen gelmezsen, o gelmezse, kim gelecek?”. Kırım Derneklerinde sorumluluk alıp çabalayan kişilerde gördükleri parıltıdan sonra ümit kırıcı cevaplar alan dostlarımız kim bilir diaspora için neler düşünmeye başlıyor. Kırım’a geri dönüş konusunda dostlarımıza anlamlı cevap vermek isteyenler genelde şöyle bir cümle kullanıyorlar: “Biz halkımızın uyanışı için çalışıyoruz, diaspora uyanacak, Kırım’a yardım edecek”. Bu çok mantıklı gelen cümlede bile dönüşten bahsedilmiyor. Kırım meselesi ile daha az alakalı ve fedakar olanlar tabii ki daha çok bireysel olarak düşünüyorlar, onlar da şöyle diyorlar: “Ben kariyer yapacağım, zengin olacağım, Kırım’a yardım edeceğim”. Ölme eşşeğim, ölme… Bu cümlede de koşul gözümüze çarpıyor, Kırım Tatar millî kurtuluş davasına hizmet etmek zengin olma koşuluna bağlanmış. Zengin olma konusunda iddialı olan arkadaşlar neden Kırım’da, ya da hiç değilse Ukrayna toprakları içersinde zengin olmayı hayal bile edemiyorlar? Bugün belki diasporadan vatana geri dönüş konusunda kimse bir plan ve proje ileri süremiyor, ama diaspora teşkilatlarımızı ileri seviyeye getirdiğimizde önümüze yeni ufuklar açılacak, önce Kırım’a dönüşü hayal edenlerin sayısı artacak, ardından Kırım’a dönenlerin…

Kırım’da yaşayan bir kardeşimizle kim yüzleşmeye cesaret edebiliyor? Kırımdakiler boş konuşan adamlara demez mi: “Ya siz diasporadakiler Kırım Tatarları’nın geleceği için konuşmayı çok biliyorsunuz! Kırım’a geri dönmek istemiyorsun, Kırım’da bana yardım etmiyorsun, ben artık senden bir şey beklemiyorum, kalmadık senin boş laflarına, palavralarına… Hiç değilse kendin için bir şey yap! Ne diaspora cemiyetlerine maddi ve manevi destek yapıyorsun, ne de bu cemiyetlerde halkınla bir arada oluyorsun, hiç değilse çocuklarına atalarından bir şey miras bırak da o bari Kırım’ı bilsin, atalarını bilsin, bu globalleşen dünyada vatanını ve atasını bilmeyen bir piç gibi horlanan ve aşağılanan bir zavallıcık bala olmasın!”

Biz diasporadakiler Kırım hakkında konuşmayacağız mı hiç? Elbette, amma evvel şu yüzümüzü kızartan meseleleri çözerek başlamalıyız. Çocuğunu gerçek milliyetçi olarak yetiştirmiş ana ve babalar Kırım’ı azat etmiş kadar büyük bir başarı göstermiş olurlar. Bu çocuklar ana ve babaların yapamadığı işleri yapacak. Cemiyetlerimizi somut katkılarla büyütecek ve güçlenderecek, bu cemiyetler de diasporada sanki ölüm orucuna girmiş ve ölümü bekleyen halkımızı ayağa kaldıracak.

Kırım’ın geleceği ne olacak sorusunu sorma ve düşünme hakkı herhalde en son diasporadakilere düşüyor. Biz asli ve asgari görevimiz olan çocuklarımızı Kırım’ın geleceğine hazırlamayı ihmal ettikten sonra biz daha çok konuşmaya devam eder, daha çoook hayaller kurar, diasporadaki Kırım Tatarları yok oluncaya kadar kendimizi Kırım’ın kurtarıcısı zannetmeye devam ederiz…

Kimin diasporadaki Kırım Tatarları’nın kaybedilişine canı ağırıp, canı gönülden fedakarlıklar yaptığı ortada. Geri kalanların hepsinin sözleri boş… Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. En iyisi mi biz hiç canımızı ağrıtmayalım… İşimize bakalım, en iyisini yapmaya çaba gösterelim. Gelecekte de bizim yapamadıklarımızı yapacak balalar yetiştirelim!

Reklamlar