Internet gruplarında, dernek toplantılarında, sohbetlerde vs. her yerde halkımızın mensuplarından çeşitli talepler, öneriler, eleştiriler alıyoruz. Kırım ile ilgili faaliyetlerde yıllarca yer aldıktan sonra dostlarımızdan gelen taleplerin çoğunu zaten evvelden duymuş veya düşünmüşüzdür. Bir ara kendim bütün fikirlerin, yapılan bütün işlerin bir haritasını çıkarmak istemiştim. Bu sayede sistem açısından çeşitli kazançlar olacaktı. Mesela bir defa düşünülmüş bir şey bir daha düşünülmeyecekti, bu sayede düşünce için ayrılan zaman israf edilmeyecekti. İşler ve iş fikirleri arasında ortak noktalar çıkartılacak bu sayede tasarruf yapılabilecek, kilit işler tespit edilebilecek, kısıtlı kaynaklarla başa çıkabilecek doğru strateji belirlenebilecekti. Harita çıkarılırken somut işlere kadar inen ayrıntılara yer verilerek iş planlaması kolaylaştırılacaktı. “Fikir güzel de şimdi ne yapacağım?” sorusu ortadan kaldırılacaktı. Bu harita aynı zamanda bir oryantasyon görevini yerine getirecekti. Sistem içersinde gönüllü olmak isteyen birisi haritaya bakıp kendine uygun yeri bulabilecekti. Tabii ki bu harita gibi tip bir araç sistem içersindeki gönüllülerin çeşitli altyapılara sahip olmasından dolayı kullanılması ve geliştirilmesi zor idi. Kırım ile ilgili faaliyetlerde kendisine sınır çizmeyen gönüllüler belli bir zaman içersinde bu haritanın önemli bir bölümünü beyin içersine yerleştiriyorlar. Bu nedenle bize gelen talepler, öneriler ve eleştiriler çoğu zaman bir yenilik arz etmiyorlar.

Şimdi gelelim işin pratik yönüne… Derneklerimizin başlıca iki problemi var: ya gönüllülerin sayısı yetersiz ya da gönüllülerin yapılacak işler için altyapıları eksik. Derneklerin en önemli “sermayesi” insan kaynağıdır. Bir fikrin gerçekleşmesi için insan olmazsa olmaz bileşendir. Bir iş için ilk sorduğumuz soru: “İşi yapacak yeterli sayıda gönüllü var mı, işin liderliğini yapacak kimse bilgili ve tecrübeli mi?” Bu gerçek bir problem olduğu için genelde ya iş yapılmaz ya da işe eksik sayıda gönüllü ile başlarız. Altyapımız da pek sağlam olmadığı için iş esnasında deneye – yanıla öğrenmeye çalışırız.

Dilerdik ki gönüllü olmak isteyen kişilerin sayısı daha fazla olsaydı. Gönüllü bulmakta gerçekten zorluk çekiyoruz. Şu olsun, bu olsun diye talep eden kişi çok da talepleri karşılayabilecek kimseler az. Talepler genelde son ürün (nesne veya hizmet) üzerinde yoğunlaşmış. Örgütün büyümesine, örgüt içi sistemin işleyişine yönelik talepler son derece az. Dilerdik ki derneklerimize uzman kişiler kendi uzmanlıkları (yönetim, iletişim ve halkla ilişkiler, gazetecilik, siyaset, vs.) ile ilgili gönüllülükte bulunsalar ve sistemin gelişimine katkıda bulunsalardı. Belli değerleri benimsemiş olan, fikrilerini gerçeğe dönüştürmek isteyen bütün gönüllü adaylarına derneğin kapıları açık.

Kırım davasında başarılı olmak için derneklerimizin, vakıflarımızın insan kaynağı ile güçlü olmaları gerekiyor. Bu teşkilatlara gönüllü olarak katılmayan, çeşitli şekillerde maddi ve manevi destek olmayan kişilerin talepleri vicdanen ne kadar doğru? İş yapan kişiler kendilerinin enayi yerine konulduğu hissine kapılıyorlar. Gönüllü dostlarım bu nedenle üzülüyorlar ve bunu bana ifade ediyorlar. Beraber çalıştığımız gönüllüler yaptıkları fedakarlıkların basit görülmesine ve kendilerine yukarıdan bakılmasına darılıyorlar. Bu dostlarımızın çoğusu yüksek tahsilli ve Kırım konusunda kendilerini sürekli bilgilendirme çabasında olan, yaptıkları işlerin kalitesini ve çapını büyütmeye çalışan kişilerdir. Şikayet etmemeye çalışıyoruz, zaten var olma amacımız şikâyetleri ortadan kaldırmak.

Sonuç olarak toparlarsam, bizim fikri yönden eksik kalan parçamız yok, kısıtlı kaynaklarla (özellikle insan) kapasitemizi geliştirme çabası içersindeyiz. Bir fikrin gerçekleşmesi gerçek hayatta pratik olarak teşkilat içersinde karar alınması ve uygulanması şeklinde oluyor. Teşkilat içersinde çeşitli kademeler, gönüllüler, ücretliler, yönetim kurulu üyeleri, başkanlar, liderler, koordinatörler, uzmanlar var. Bunlar arasında bir hiyerarşik düzen ve iş paylaşımı var. Kararlar bu düzen içersinde alınmaktadır. Daha çok işin yapılabilmesi için daha çok kişinin örgüt içersinde sorumluluk alması ve sistemin (düzen / işleyiş) daha fazla geliştirilmesi gerekiyor.

İnşallah gelecekte bize ulaşacak talepler içersinde “Ben teşkilata nasıl faydalı olabilirim?” sorusunu soranların sayısı artar.

Reklamlar