Internetten okuduğum bir gazete yazısında şöyle bir başlık atılmış: “Turizmci “Türkler giremez” anlayışından kurtulmalı”.
Haberde şöyle denmiş:
Yabancı turist sayısındaki azalma turizmcileri iç piyasaya yöneltti. Şah-inn Suit Oteli’yle alternatif turizm sektöründe 6 yıldır hizmet veren Kamer Holding’in Genel Müdürü Ruhat Ülgen, 1990’lı yıllarda bazı otel girişlerinde ‘Türkler giremez’ yazdığını belirterek, son yıllardaki fiyat kırma rekabeti ve turist sayısındaki yavaşlamanın otelleri iç piyasaya yönelttiğine dikkat çekiyor.
Sektördeki yatırımların genellikle yabancılara dönük olduğunu ifade eden Ülgen, ‘İç pazar potansiyeli sürekli ikinci plana atılmıştı.’ diyor. Şimdilerde ise Türk ailelerinin rahatlıkla tatil yapacağı bir turizmin gelişmeye başladığını bildiren genel müdür, ‘2007 yılının alternatif turizm sektörü bakımından hareketli bir sezon olmasını bekliyoruz.'”
Türklerin neden hotellere giremedeğinin sırrı “Türk ailelerinin rahatlıkla tatil yapacağı bir turizm” sözlerinde saklı. Burada Türkiye’deki hotellerde hem aile olarak rahat tatil yapılamadığı hem de Türkiye’deki hotellerde tatil yapabilmek için sadece Türkiye vatandaşı olmanın yetmeyeceğini, gece kulübü girişlerinde uygualandığı gibi “damsız girilmez” kuralının işletileceği belirtiliyor.
Türklerin yurtdışındaki imajı neden kötü diye kafamızı duvarlara çarpmaya devam edelim… Türkleri en iyi Türkler tanıyor ve ona göre kurallar koyuyor. Adamlar elbette ki en doğal şekilde ekmek parası için ne yapması gerekiyorsa onu yapacaklar.
Görülüyor ki bir Türk ailesi için Türkiye’de tatil yapmak daha uzun bir süre “alternatif turizm” olmaya devam edecek. Türklerin esas turizminin ne olacağı ise merak konusu.

Bu konuda daha fazla fikir edinmek için “Sosyete, balayı çiftleri, emekliler… Türk turistler ne ister?” yazısını okuyunuz.

Reklamlar