BİZİM yani Kırım Tatarlarının dilencisi olmadığını söylerler. Bu durumu hep merak etmiş ve NEDEN sorusunu sormuşumdur.

Bulgaristan’daki diasporamızın bir üyesi Orta Asya’da global bir şirkette üst seviyede yöneticilik yapmaktaydı. Yaşadığı daireyi daha henüz sürgünden vatanına dönemeyen Kırım Tatarlarından kiralamıştı. Kendisinin görev süresi bitince ev sahipleri ile veda zamanı gelmişti. Ev sahipleri evlerini kiralayan bu kişiye teşekkürlerini bildirmek ve daima hatırlanmak için pahalı bir hediye almışlardı. Aldıkları ev kirası sayesinde Kırım’a dönmek için yeterli parayı biriktirebilmişlerdi. Kiracı ise bu hediye karşılığında duygulanarak: “Bu hediyeye hiç gerek yoktu. Sizin durumunuzu çok iyi biliyorum. Vatana döneceksiniz ve bu paraya ihtiyacınız var.” dedi. Ev sahipleri ise buna karşılık: “Bizim durumumuz zor olabilir, ama biz hiçbir zaman ‘muhtaç’ olmadık.” şeklinde cevap verdiler.

İşte bu tipik bir Kırım Tatar özgüveni ve gururunun ifadesi.

Bu karakter toplumda nasıl ortaya çıkıyor diye düşündüm. Kültürünü koruyabilmiş Kırım Tatarları çok merhametlidir. Aynı Cengiz Dağcı’nın “Onlar da insandı” romanındaki gibi. BİZİM dilencilerimizin olmayışı sadece “dilenemeyecek kadar gururlu” olduğumuzdan değil, BİZİM toplum içersinde dilenci çıkarmayacak kadar merhametli olduğumuzdan ve böyle sosyal vakaların toplumsal gururumuzu yaralayacak olmasındandır. Çünkü dilenci, hayat kadını vs. toplum içersindeki bir kangrenin belirtisidir, sosyal değerlerin çoküşünün ve sosyal bağların kopuşunun göstergesidir. Tek bir kişinin “maskaralığı” tüm toplumun, o topluma ait hisseden tüm kişilerin maskaralığıdır. İyi bir toplumda dilenci çıkmadan eksiklikler görülür ve toplum tarafından el birliği ile onarılır.

BİZ Kırım Tatarları böyle yaşarız, bizim toplum bakışımız böyle. Her koyunun kendi bacağından asıldığı, bireylerin toplumsal problemlerden kendisini bağımsız gördüğü toplumlar da var. Tüm dünyaya yayıldığımız için ister istemez bu toplumlardan etkileniyoruz.

Elimizden geldiğince atalarımızdan kalan merhameti ve gururu korumaya çalışacağız.
Bununla birlikte kendisini cemiyetten ve cemaatten ayrı ve üstün görenlerin bireyci fikirlerinin (siz yapın da ben kontrol edeyim örneğindeki gibi) Kırım Tatarları arasında yayılmasına izin vermeyeceğiz.

Biz Kırım Tatarları zor durumda olabiliriz ama hiçbir zaman kimseye “muhtaç” olmadık, olmayacağız da.

Reklamlar