You are currently browsing the monthly archive for Haziran 2007.

Wikipedia günden güne güçleniyor. Türkiye Türkçesi Wikipediası için henüz söyleyemem ama İngilizce Wikipedia gerçekten bilgi kurtlarının vazgeçilmez hobisi olmuş durumda. İnsanlar araştırıyor, öğreniyor ve paylaşıyor. Türkler ise öğrenmek yerine genelde bildiğini zannettiği şeyleri karşıya kabul ettirmeyi tercih ediyorlar.

Merak etme, öğrenme ve araştırma tembelliği tabii ki kendi neticelerini gösteriyor. Öğrenmeye daha yatkın milletler, anti Türk tezlerinde her zaman Türklere üstün geliyorlar. Elbette Türk karşıtı maddeler günün birinde bilgi sayesinde doğru yerini bulacak. Fakat bugünkü durum milletimizin öğrenme açısından ne kadar aciz yetiştirildiğinin göstergesi. Ezberci yetiştirlen bir milletin merak etmesi söz konusu değil.

İsmail Bey Gaspıralı ezberci bir milletten öğrenen bir millet yetiştirmek istemiş idi.
Bugün tavsiye edeceğim Wikipedia maddesi Pakistan’ın İsmail Gaspıralısı olan Syed Ahmed Khan (1817-1898):
http://en.wikipedia.org/wiki/Syed_Ahmed_Khan (İngilizce)

Maddeyi okuyanlar şu noktalara dikkat edebilirler:
– Gaspıralı ile Syed’in benzerlikleri ve farklılıkları nelerdir?

İsmail Bey Gaspıralı hakkında güzel bir kaynak arayanlar için Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin bastırmış olduğu “İsmail Bey Gaspıralı İçin” kitabını mutlaka almanızı tavsiye ederim.

Qız:
Kalem berdım saga, bir şiir yaz dep mağa,
Özünnü süygen kadar, menı süygennı koster dünyaga!

Bala:
Kalemlerim kara bahtımnı yazgan, Hanın hazinesini ketireyim saga, amma!
Şiir yazmamı isteme menden, senin meni süygeninni bılgen sonra!

Öpmek isterdim,
İçtiğin ayranın üst dudağında kalan incecik izini,

Dinlemek isterdim,
Etrafındakileri kendinle çocuk yaptığın o ince sesini,

Basmak isterdim,
Ayaklarındaki yüksek tabanlı ayakkabılarını,

Bilmek isterdim,
Sadece bunlarla mı seni sevdiğimi…

Sana söyleyecek güzel sözlerim var,
Senin duymadığın.

Sana söyleyecek şarkılarım var,
Senin dinlemediğin.

Sana anlatacak masallarım var,
Onlarla hiç uyumadığın.

Sana verecek çiçeklerim var,
Kokularını bilmediğin.

Sana bakacak gözlerim var,
Senin görmediğin.

Sana dokunacak ellerim var,
Senin hiç dokunmadığın.

Sana soracak sorularım var,
Hiç cevaplamayacağın.

Sana çatacak kaşlarım var,
Bir gün umarım kızmayacağın.

Seninle paylaşacak dertlerim var,
Senin paylaşmadığın.

Sana destek verecek gücüm var,
Senin gerek duymadığın.

Seni özleyecek yıllarım var,
Senin beni özlemeyeceğin.

Seni sevecek kalbim var,
Senin şimdiye kadar hiç sevmediğin.

Yalnızım.
Kendime bakıyorum. Onu da yalnız görüyorum. Etrafından birçok insan geçip gidiyor halbuki. Bazılarına ilgi gösteriyor, bazıları ise onun için sadece yanından geçen birileri. Onları durdurup “Bak ben buradayım” demenin anlamı da yok zaten. Tren misali, bağırsan da, kendini parçalasan da durmaz… Dursa bile başka yere gidiyordur zaten. Çocuk bakmakla yetiniyor.Gelip gitsin diyor, ne var? Nasıl olsa bana karşılık verenler var. Onlar bana yeter, az olsun, öz olsun, diyor. Çocuk, ilgi gösterdiklerine gün geçtikçe sarılıyor. Selamlaşmadan öteye gitmek istiyor. Her karşılaşmada yeni bir söz ekliyor, diğeriyle arasına yeni köprüler eklemeye çalışıyor, emek veriyor. Bazen karşılık alıyor, bazen tersleniyor. Seninle aramda 2’den fazla köprü yaptırmam diyor. Yeter bu kadar, diyor birisi, ben kimseyle, sadece sen değil, daha fazla köprü kurmaya ihtiyacım yok diyor. Her yolu deniyor çocuk, tünel yapsak olmaz mı diyor, o da Hayır. Yazının devamını oku »

Okuduğum sivil toplum ile ilgili makale, web siteleri ve kitaplardan bir gönüllü portresi oluşturmak için sorular çıkarmıştım.

– Kısa özgeçmiş
– Derneğimiz ile nasıl tanıştın?
– Kırım ile ilgili gönüllü çalışmalara nasıl başladın?
– Gençlik Komisyonu nasıl oluştu ya da gençlik komisyonuna nasıl katıldın?
– Kırım için hangi çalışmalarda bulunuyorsun?
– Hangi duygu ve düşünceler senin gönüllü çalışmaya motive ediyor?
– Dernekteki çalışmalar sana neler kazandırdı?
– Gönüllü çalışmalar dışındaki boş zamanlarında neler yaparsın, hobilerin nelerdir?
– Hayatta ne gibi hedeflerin var?

İşte benim cevaplarım:

Kısa özgeçmiş:
18.04.1979 tarihinde Bulgaristan’ın Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) şehrinde doğdum. Babam (Sedat) Aydınbey köyünden, annem (Leman) ise Pazarcık şehrindendir. 1989 senesinde ailemle beraber Türkiye’ye göç ettim. İstanbul Yakuplu’da oturuyorum. Çapa Ortaokulu ve Şehremini Lisesi’nde okudum. Halen İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği öğrencisiyim. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi’nde Gençlik Komisyonu Başkanlığı yapmaktayım. Yazının devamını oku »

Kısaca

Timur Berk, Kırım Tatar gönüllüsü. 18 Nisan 1979 tarihinde Bulgaristan'ın Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) şehrinde doğdu. 1989 senesinde Türkiye'ye göç etti. İstanbul'da Şair Baki İlkokulu, Tuna Liesesi, Mobil Ortaokulu, Çapa Ortaokulu, Şehremini Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümlerinde okudu. Şimdi vatanı Kırım'da mesut bir şekilde yaşıyor. Halen bekar olan Timur, yabancı dil olarak İngilizce, Bulgarca ve Rusça biliyor.

Sayfalar

Popüler Yazılar

RSS qirimtatar.net

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS qirimtatar.net-video

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Journalism

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Kırım fotoğrafları

İstatistikler

  • 33,061 ziyaretçi