You are currently browsing the category archive for the ‘Tarih düzenle’ category.

Qız:
Kalem berdım saga, bir şiir yaz dep mağa,
Özünnü süygen kadar, menı süygennı koster dünyaga!

Bala:
Kalemlerim kara bahtımnı yazgan, Hanın hazinesini ketireyim saga, amma!
Şiir yazmamı isteme menden, senin meni süygeninni bılgen sonra!

Reklamlar

Öpmek isterdim,
İçtiğin ayranın üst dudağında kalan incecik izini,

Dinlemek isterdim,
Etrafındakileri kendinle çocuk yaptığın o ince sesini,

Basmak isterdim,
Ayaklarındaki yüksek tabanlı ayakkabılarını,

Bilmek isterdim,
Sadece bunlarla mı seni sevdiğimi…

Sana söyleyecek güzel sözlerim var,
Senin duymadığın.

Sana söyleyecek şarkılarım var,
Senin dinlemediğin.

Sana anlatacak masallarım var,
Onlarla hiç uyumadığın.

Sana verecek çiçeklerim var,
Kokularını bilmediğin.

Sana bakacak gözlerim var,
Senin görmediğin.

Sana dokunacak ellerim var,
Senin hiç dokunmadığın.

Sana soracak sorularım var,
Hiç cevaplamayacağın.

Sana çatacak kaşlarım var,
Bir gün umarım kızmayacağın.

Seninle paylaşacak dertlerim var,
Senin paylaşmadığın.

Sana destek verecek gücüm var,
Senin gerek duymadığın.

Seni özleyecek yıllarım var,
Senin beni özlemeyeceğin.

Seni sevecek kalbim var,
Senin şimdiye kadar hiç sevmediğin.

Yalnızım.
Kendime bakıyorum. Onu da yalnız görüyorum. Etrafından birçok insan geçip gidiyor halbuki. Bazılarına ilgi gösteriyor, bazıları ise onun için sadece yanından geçen birileri. Onları durdurup “Bak ben buradayım” demenin anlamı da yok zaten. Tren misali, bağırsan da, kendini parçalasan da durmaz… Dursa bile başka yere gidiyordur zaten. Çocuk bakmakla yetiniyor.Gelip gitsin diyor, ne var? Nasıl olsa bana karşılık verenler var. Onlar bana yeter, az olsun, öz olsun, diyor. Çocuk, ilgi gösterdiklerine gün geçtikçe sarılıyor. Selamlaşmadan öteye gitmek istiyor. Her karşılaşmada yeni bir söz ekliyor, diğeriyle arasına yeni köprüler eklemeye çalışıyor, emek veriyor. Bazen karşılık alıyor, bazen tersleniyor. Seninle aramda 2’den fazla köprü yaptırmam diyor. Yeter bu kadar, diyor birisi, ben kimseyle, sadece sen değil, daha fazla köprü kurmaya ihtiyacım yok diyor. Her yolu deniyor çocuk, tünel yapsak olmaz mı diyor, o da Hayır. Yazının devamını oku »

Okuduğum sivil toplum ile ilgili makale, web siteleri ve kitaplardan bir gönüllü portresi oluşturmak için sorular çıkarmıştım.

– Kısa özgeçmiş
– Derneğimiz ile nasıl tanıştın?
– Kırım ile ilgili gönüllü çalışmalara nasıl başladın?
– Gençlik Komisyonu nasıl oluştu ya da gençlik komisyonuna nasıl katıldın?
– Kırım için hangi çalışmalarda bulunuyorsun?
– Hangi duygu ve düşünceler senin gönüllü çalışmaya motive ediyor?
– Dernekteki çalışmalar sana neler kazandırdı?
– Gönüllü çalışmalar dışındaki boş zamanlarında neler yaparsın, hobilerin nelerdir?
– Hayatta ne gibi hedeflerin var?

İşte benim cevaplarım:

Kısa özgeçmiş:
18.04.1979 tarihinde Bulgaristan’ın Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) şehrinde doğdum. Babam (Sedat) Aydınbey köyünden, annem (Leman) ise Pazarcık şehrindendir. 1989 senesinde ailemle beraber Türkiye’ye göç ettim. İstanbul Yakuplu’da oturuyorum. Çapa Ortaokulu ve Şehremini Lisesi’nde okudum. Halen İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği öğrencisiyim. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi’nde Gençlik Komisyonu Başkanlığı yapmaktayım. Yazının devamını oku »

Bahçesaray’ın bu sayısındaki “Gönüllü Portresi” için Şehremini’nin köklü ailelerinden olan, derneğimizin de ikinci başkanı olan Melih Bey ile söyleşi yaptık.

Melih Bey, aile geçmişinizden bahsedebilir misiniz?
10 Ekim 1958’de dünyaya geldim. İdris Dedem 1870 yılında 7 yaşında iken Kırım’dan göç ederek İstanbul’a gelmiş. Aileyi büyük dedem Muhittin getiriyor. Dedem ufak yaşta geldiğinden ve babası erken vefat ettiği için bizim geliş yerimiz hakkında ayrıntılı bilgiye sahip değiliz. Rahmetli babaannem genç kızlık çağında gelmiş İstanbul’a. İlk geldikleri ve yerleştikleri yer Şehremini imiş.Biz hala aynı adreste 3. ve 4. nesil olarak ikametimize devam ediyoruz. Akrabalarının büyük bir bölümü ise Bursa’ya yerleşmişler. Uzunca bir zaman da Bursa ile bağlantı olmadığı için ve bizim büyüklerimiz erken rahmetli olduğu için eskiye dair bizlere pek bilgi aktarılmadı. Bizim en üzgün olduğumuz konu bizim atalarımızın gelişleri hakkında detaylı bilgiye sahip olmayışımızdır. Annemin anne ve baba tarafı da Kırım’dan göç ediyor. Ana annem Sazlıbosna Köyü’nden İzzettin Köyü’ne gelin olarak geliyor. Anne tarafından dedemin tarım ve hayvancılık ile uğraştığını, büyük tarlalarının ve birçok hayvanının olduğunu biliyorum. Yazının devamını oku »

Kısaca

Timur Berk, Kırım Tatar gönüllüsü. 18 Nisan 1979 tarihinde Bulgaristan'ın Hacıoğlu Pazarcık (Dobriç) şehrinde doğdu. 1989 senesinde Türkiye'ye göç etti. İstanbul'da Şair Baki İlkokulu, Tuna Liesesi, Mobil Ortaokulu, Çapa Ortaokulu, Şehremini Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümlerinde okudu. Şimdi vatanı Kırım'da mesut bir şekilde yaşıyor. Halen bekar olan Timur, yabancı dil olarak İngilizce, Bulgarca ve Rusça biliyor.

Sayfalar

RSS qirimtatar.net

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS qirimtatar.net-video

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

RSS Journalism

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

Kırım fotoğrafları

İstatistikler

  • 33,176 ziyaretçi